HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiş bir suç türü de “Haberleşmenin Gizliliğini İhlal” suçudur.
Kişilerin özel bilgilerini paylaşmak kimi zaman suç sayılacaktır. Burada kişinin özel hayatına duyulan saygı öne çıkmaktadır. Hukuk Devleti tarafından en fazla korunan bu tür hakların başında haberleşme özgürlüğü gelir. Haberleşme Özgürlüğü Telefon, Faks, İnternet gibi kitle iletişim araçlarının sık kullanılması sebebiyle daha bir önemli hale gelmiştir. Gelişen teknoloji sebebiyle kişilerin haberleşmelerine farklı şekilde ulaşılabilmekte ve bunların bir kısmı da ifşa edilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’unda Haberleşmenin Gizliliğini İhlal bir suç olarak tanımlandığı için çeşitli cezaları ve yaptırımları da olacaktır.
Bu suç 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda 132 madde de düzenlenmiştir. Bu maddenin metni aşağıdaki şekliyle kanunda yer almaktadır.
“DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal(1)
Madde 132-
(1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(1)
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.(1)”
Bu maddenin değerlendirmesini yapacak olursak;
132/1 fıkrasında; Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişinin 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir. Haberleşmenin kayıt altına alınarak gizliliğin ihlal edilmesi ise fıkra kapsamında suçun yarı oranında artırılmasına neden olacaktır.
132/2 fıkrasında; kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğinin “Hukuka Aykırı Olarak” açıklanması ayrıca bir suç olarak ifade edilmiştir. Bu içeriklerin açıklanması hukuka uygun ise suç teşkil etmeyecektir. Birinci fıkrada açıklanan şekilde bu bilgilere erişilmiş ise ayrıca açıklamakta suç teşkil edecektir. Bu madde kapsamında verilecek ceza ise 2 ila 5 yıl arasında olacaktır. Kanun metni haberleşme içeriğini öğrenme suçuna daha az ceza verirken bunu açıklamada ceza süresini uzatmıştır. Bu suçun oluşması için haberleşme içeriğini yetkisiz birinin görmesi yeterlidir.
132/3 fıkrasında; kişilerin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini, diğer tarafın rızası olmaksızın aleni bir şekilde açıklamak ayrıca bir suç olarak belirtilmiştir. Burada önemli olan husus aleniyettir. Aleniyetten kasıt ise diğer tarafın rızası olmadan bu aleni bir şekilde açıklanması, insanların görmesi için bir yere asılması veya basın ve yayın yoluyla yayınlanması algılanmaktadır. Bu durumda suç oluşmuş olacaktır. Bu madde kapsamında verilecek ceza 1 ila 3 yıl arasında değişmektedir.
132/4 fıkrası; kaldırıldığı için gerekçede yer vermemize rağmen bu bölümde yer vermedik.
KANUN GEREKÇESİ
MADDE 132.– Madde metninde, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğinin ihlâli suç olarak tanımlanmaktadır.
Söz konusu suç, belirli kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğinin öğrenilmesiyle işlenmektedir. Kişiler arasındaki haberleşmenin ne suretle yapıldığının suçun oluşumu açısından önemi yoktur. Bu haberleşme, örneğin mektupla, telefonla, telgrafla, elektronik posta yoluyla yapılabilir. Bu suç açısından önemli olan, haberleşmenin belirli kişiler arasında yapılmasıdır. Söz konusu suçu, bu haberleşmenin tarafı olmayan kişi işleyebilir.
Haberleşmenin gizliliğinin sadece dinlemek veya okumak suretiyle ihlâl edilmesi, bu suçun temel şeklini oluşturmaktadır. Ancak, bu gizlilik ihlâlinin, haberleşme içeriklerinin yani konuşulanların veya yazılanların kayda alınması suretiyle yapılması, bu suçun nitelikli şekli olarak tanımlanmıştır. Örneğin telefon konuşmalarının ses kayıt cihazıyla kayda alınması hâlinde, suçun bu nitelikli hâli gerçekleşmektedir.
Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin belli bir suça ilişkin soruşturma kapsamında Anayasa ve kanunların belirlediği koşullar çerçevesinde öğrenilmesinin veya kayda alınmasının hukuka uygun olduğu muhakkaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Haberleşme içerikleri hukuka uygun bir şekilde veya birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi suretiyle öğrenilmiş olabilir. İkinci fıkrada tanımlanan suç, haberleşme içeriklerinin ifşasıyla, yayılmasıyla, yani yetkisiz kişilerce öğrenilmesinin sağlanmasıyla oluşur. Fıkra metninde bu ifşanın hukuka aykırı olması açıkça vurgulanmıştır. Bu bakımdan örneğin kişiler arasındaki telefon konuşmalarına ilişkin kayıtların, savcılık veya mahkemeye verilmesi, duruşmada açık bir şekilde dinlenmesi veya okunması hâlinde, söz konusu suç oluşmayacaktır. Buna karşılık, henüz soruşturma aşamasında iken, kişiler arasındaki konuşma içeriklerinin, hukuka uygun bir şekilde kayda alınmış olsalar bile, örneğin televizyonlarda veya gazetelerde yayınlanması hâlinde, bu suç oluşacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrasında, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen ifşa etmek suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlâl etmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, ifşanın alenen yapılması gerekir. Bu bakımdan, örneğin kişi kendisine gönderilen mektubu gönderenin bilgisi ve rızası dışında bir başkasına okutması hâlinde, bu suç oluşmayacaktır. Buna karşılık, mektubun gönderenin bilgisi ve rızası dışında alenen okunması, başkaları tarafından okunmasını temin için bir yere asılması veya basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, söz konusu suç oluşacaktır.
Dördüncü fıkrada, kişiler arasındaki haberleşmelerin içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması hâlinde, ikinci veya üçüncü fıkralara göre verilecek cezanın belli oranda artırılması öngörülmüştür.
Avukat Arif BALTACI



